|
Sol Ayak
Freni
Sol ayak
freni, önden çekişli otomobillerin etkin
ve süratli biçimde kullanılabilmesi
açısından en önemli sürüş tekniklerinden
birisidir. Sıklıkla yarış sürücüleri
tarafından kullanılmaktadır. Sağ ayak
alışıldığı şekilde gaz pedalına basılı
durumdayken sol ayağın da fren pedalına
basmasıyla uygulanmaktadır. Bu teknik
aşağıda sıralanan durumlarda
kullanılmaktadır.
Aracın istenilenden az dönmeye
(understeering) başladığı durumlarda
(basit olarak önden çekişli bir araca
viraj içerisinde gaz verilmesi durumunda
veya çok hızlı olarak viraja
girildiğinde) dönüş yarı çapını
küçültmek.
Aracın çok fazla zıplamaya meyilli
olduğu engebeli yüzeylerde zıplamayı
sınırlandırmak
Turbo otomobillerde yavaşlamak için
gazdan ayağı kaldırmaya gerek
bırakmaması sonucu turbo basıncının
düşmemesi ve aracın daha çabuk
süratlenmesini sağlamak..
DİKKAT !
Şu unutulmamalıdır ki bir yarışçı özel
etap içerisinde sadece ve sadece daha
hızlı gitmeyi düşünür. Şehir trafiğinde
ise sürücünün kendisinin ve çevre
araçlardaki sürücülerin güvenlikleri en
önemli unsurdur. Dolayısıyla burada
anlatılanları şehir içi trafiğinde
denemek yüzde 90 bir kaza ile
sonuçlanacaktır. Trafik kazalarının
şakası olmadığı açıktır.
Ayrıca fren lambalarının sürekli yanması
arkadan gelen sürücüyü şaşırtabilir ve
bir kazaya sebep olabilir veya lambanın
önündeki pleksiglas stop camı da
eriyebilir. (Bu çok önemli değil..:-))
Bunlara ek olarak fren balataları ve
diskleri çok daha hızlı biçimde
aşınacak, fren sistemi aşırı ısınacak,
fren hidroliği kaynayarak frenlerin
"şişmesine" sebep olacaktır. Yanı kısaca
aracın servis ihtiyacı ve maliyeti
büyüyecektir.
Ralli parkurlarında edindiğim şahsi
tecrübelerime dayanarak söyleyebileceğim
son şey eğer sol ayak fren esnasında sağ
ve sol ayaklarınızın işlevlerini
karıştırırsanız sonucun epeyce acıklı
olabileceğidir. Bu nedenle iyice
ustalaşmadan kullanılmaması yerinde
olacaktır.
İLK
UYGULAMA
Evet bu kadar yeter.. Hala vaz
geçmediyseniz öncelikle debriyaja
basmaktan hissizleşmiş sol ayağınızı
biraz çalıştırmak gerekli.. Bunun için
boş bir asfalt yol bulun ve yaklaşık
30-40 km/h hızla giderken sol ayağınızı
YAVAŞÇA fren pedalının üzerine koyarak
aracınızı yavaşlatmayı deneyin.. İlk
denemede çok kolay olmadığını
göreceksiniz.. Eğer bir otomatik vitesli
araba bulabilirseniz bu iş daha kolay
olabilir.
Direksiyonu kırdıktan sonra sertçe el
freni çekildiğinde ne olacağı iyi kötü
bilinmektedir. (bilinmiyorsa yine boş
tercihen toprak bir araziye ve 30-40
km/h sürat!!!:-))
Burada yapılan, ön tekerlekler halen
dönüyorken arka tekerleklerin
kilitlenmesi ve bu şekilde yol
tutuşlarının azaltılarak, direksiyonun
ani kırılması sonucunda ortaya çıkan
merkezkaç kuvvetinin etkisiyle arabanın
arka tarafının savrulmasıdır. Bunun
dışarıdan görünüşü ise oldukça küçük
yarı çaplı bir dönüş hareketidir. Bu
teknik sıklıkla yarışlarda çok keskin U
virajların dönülmesinde
kullanılmaktadır.
Sol ayak fren de sanki el freni
çekilmişçesine aracın arkasının
savrulmasını sağlayacaktır. Ancak çok
daha hassas bir kontrol yapmak
mümkündür. Öncelikle ön tekerleklerde
motor gücü bulunduğundan ve gaza
basılmaya devam edildiğinden ön
tekerlekler dönmeye ve yol tutmaya devam
edeceklerdir. Arka tekerlekler ise fren
pedalına basıldığı oranda tutulacaklar
hatta kilitleneceklerdir. Böylece aracın
dönüş yarı çapı küçültülebilecektir.
Viraj içinde gaz ve fren pedallarıyla
oynayarak istenilen çizgide kalmak
mümkündür. Frenden ayak kaldırıldığında
dönüş yarı çapı büyüyecek, fren pedalına
basınç uygulandıkça da küçülecektir.
PRATİK
ÇALIŞMA
Eh kolay görünüyor değil mi? Artık
mevsime göre toprak veya buz zeminli ve
etrafta çarpacak bir şeyler bulunmayan
bir alana gitme zamanı geldi.. Bir kaç
koni veya plastik kutu ile kendinize
virajlar hazırlayıp önce bu parkuru sol
ayak fren yapmadan normal olarak geçin.
Ancak bu esnada yavaşlamak amacıyla fren
kullanmak istediğinizde sol ayağınızı
kullanın. Sol ayağınızla istediğiniz
hassasiyette fren yapamadığınız sürece
sol ayak frenini başaramazsınız. Bu,
başlangıç aşamasında yıllarca sağ elini
kullanmış birinin sol eliyle yazmaya
çalışması gibi uğraştırıcı bir işlemdir.
Şimdi değişik bir şeyler yapma zamanı..
Viraja girdikten sonra motor gücünü
kesmeksizin (gaz pedalı basılı halde)
sol ayağınızla fren uygulayın. Eğer
doğru yaptıysanız arabanın arkasının
viraj dışına doğru kaydığını
hissedersiniz. Dönüş tamamlandığında
(arabanızın burnu girmek istediğiniz
yönü gösterdiğinde) direksiyonu
toplayıp, freni bırakmalı ve gaza
basarak yola devam etmelisiniz.
Eğer doğru yaptıysanız arabanızın
arkasının ön tekerleklerinin etrafında
(pivot noktası) nasıl döndüğüne
şaşıracaksınız. O yüzünüzdeki şaşkın
gülümsemeyi silip tekrar ve tekrar
deneyerek aracınız üzerinde tam
hakimiyet kuracak yani arkasını tam
istediğiniz noktada istediğiniz kadar
kaydırabilecek şekilde becerinizi
arttırabilirsiniz.
İlk denemelerinizde muhtemelen elde
edebileceğiniz tek sonuç sadece arabanın
viraj içinde yavaşlamasıdır. Daha az
fren kullanarak tekrar deneyin, ne kadar
az bir basınç gerektiğine
şaşıracaksınız. Ayrıca önce direksiyonu
kırıp aracı viraja soktuktan sonra fren
uygulamayı unutmayın. Buradan 200 km/h
ile gelip viraja girdikten sonra fren
uygulanması gerektiği anlaşılmamalıdır.
Böyle yapılırsa sonuç en azından
unutulmaz bir spin ve muhtemelen ciddi
bir kaza olacaktır. Söylenmek istenen;
hızı makul bir seviyeye düşürmek için
uygulanan frenaj (sol veya sağ ayakla)
bittikten sonra araba viraja sokulup
sonra kontrol amacıyla sol ayak fren
uygulanmalıdır.
İlerleyen zamanda sadece dönüşler yerine
ardarda iki virajdan oluşturacağınız S
ler ile çalışmaya devam etmelisiniz.
Sol ayak freni uygulamayı öğrendiğinizde
aracınızı asla düşünemediğiniz kadar
güvenli ve hızlı biçimde kontrol
edebileceğinizi fark edeceksiniz. Ancak
başarısız denemelerin cesaretinizi
kırmasına izin vermeyin. Çalışmaya devam
edin ve aniden kolaylaşıverdiğini
göreceksiniz.
Not:
Buradaki bilgilerin hicbiri arabam.com'a
ait değildir. Ve bu bilgiler sizi daha
kanlı bir trafik canavarı haline
getirmek amacıyla verilmemiştir.
Yeteneklerinizi gösterebileceğiniz
yerlerin yarış pistleri olduğunu
unutmayınız.
|